İYOT EKSİKLİĞİ ZEKAYI ETKİLER

İyot, büyüme ve gelişme için gerekli bir elementtir. Eksikliğinde ise çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği, zeka düzeyinin yaşıtlara göre düşük olması gibi sorunlar yaşanabilir. Memorial Ataşehir Hastanesi’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, dün başlayan ‘İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi Haftası’ nedeniyle şu bilgileri verdi: “İyot, vücuda; besinler, su ve deniz ürünleri tüketimi ile alınır. Normal şartlarda vücudumuzda 15-20 miligram iyot bulunmaktadır. Tahminlere göre, her yıl yaklaşık 40 milyon çocuk, annelerinin diyetinde yeterince iyot olmadığı için farklı ölçülerde zihinsel gerilik riskiyle karşı karşıyadır.”

Çocuk Sağlığı ve Bakımı kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

ÇOCUKKLAR İÇİN PARKLARIN ÖNEMİ

Park sezonu açıldı! Açık havadaki gezilerinizin eğlenceli ve sorunsuz geçmesi için bazı önemli ayrıntıları gözden kaçırmamalısınız. İşte mutlaka dikkat etmeniz gereken püf noktaları…

Pek çok doktor ve tecrübeli anne, bebeklerin her gün temiz havaya çıkarılıp dolaştırılması gerektiğini savunur. Temiz havanın fiziksel olarak sağlayacağı yararın yanı sıra, gelişim açısından da bebeğin dış dünya ile irtibatta olması önemlidir.

FRANSA İYİ BİR ÖRNEK
Dünyanın pek çok ülkesinde parklara verilen önem gittikçe artıyor. Örneğin, ailelerin vergi indirimiyle çocuk yapmaya teşvik edildiği Fransa’nın başkentinde küçüklerin eğlencesi, eğitimi için her şey düşünülüyor. Fransa’da oyun parkları, özel tiyatro ve müzelerin sayısı giderek artıyor. Berlin’de de pek çok ilginç yeni parklar kuruluyor. Çocuklar için park mevsiminin açıldığı bu günlerde, parklarda olabilecek kazalara karşı anne ve babaları ayarmak gerekiyor.

DAHA TENHA SAATLERİ SEÇİN
Parkların temiz, bakımlı, sağlam ve güvenilir olması çok önemli. Bu güvenilirlik, oyun malzemelerinin sağlamlığından parka gelen insanlara kadar her şeyi kapsar. Çocuğunuzla parka gideceğiniz zamanı iyi ayarlamalısınız. Daha büyük çocukların okulda bulunduğu saatleri tercih etmek hem sükunet hem de çocuğunuzun oyun alanındaki güvenliği açısından daha iyi olur. Çimenlik alanda oturmayı düşünüyorsanız, yanınıza bir battaniye ya da yere serecek bir örtü almayı unutmayın. Çocuğunuz için oyuncak da alın. Güzel bir piknik çantası hazırlamalısınız. İçine yedek kıyafet koymanızda fayda var. Çocuğunuzun üstünü başını kirletmesi sorun değil, ama ıslanmak her an söz konusu olabildiğinden, yanınızda yedek kıyafet, çorap ve iç çamaşırı bulunması önemli. Eğer çocuğunuzun altını bağlıyorsanız yedek bez unutmamalısınız. Güneş kremi de gerekli. Güneş kremini evden çıkmadan yarım saat önce sürüp, sonra da yanınıza alıp ara ara tazelemelisiniz. Şapka ve yere serebileceğiniz bir battaniye de iyi olur. Islak mendil, kuru mendil ve içecek su da çantanızda bulundurmanız gerekenler arasında. Temizliğe dikkat etmeli, yerlere çöp atmayarak siz de çocuklarınıza örnek olmalısınız. Etrafı kirletenleri uyarmalısınız.

TEMİZLİĞE DİKKAT
Parklar köpek gezdirenlerin de uğrak yeridir. Sanıldığının aksine sadece sokak köpeklerine değil; nasıl yetiştirildiğini, ne şartlarda büyütüldüğünü bilmediğiniz sahipli köpeklere karşı da temkinli yaklaşın. Sokak köpekleri çoğunlukla daha uysal olur. Kapkaççılık olaylarının iyice arttığı bu zamanlarda tabii ki bu ihtimali göz önünde bulundurmalısınız. Omuzdan çapraz asılan çantalar ya da bele bağlanan küçük çantalar park gezileri için iyi tercih olabilir. Çocuğunuz diğer çocukların oyuncaklarıyla ilgilenebilir. Bu durumda onlara oyuncakları paylaşmalarını öğretebilirsiniz. (Bebek dergisi)

BUNLARI ASLA İHMAL ETMEYİN
Çocuğunuz oynarken onu devamlı izleyin.
Oturakları yumuşak kauçuktan olan salıncakları tercih edin.
Geniş parkları tercih edin.
Çocuğunuzun oynamasına izin vermeden önce parktaki oyun araçlarını, bozuk ya da kırık olma olasılıklarını (kırık zincirler, içi çökmüş kaydıraklar, sallanan ipler vb.) göz önünde bulundurarak kontrol edin.
Çocuğunuz oyun oynarken parmaklıkların arasına kafasını veya bir uzvunu sıkıştırabilir.
Üç ya da daha fazla zinciri olan, zincir boyu 2 metreden uzun veya 1 metreden kısa olan salıncaklara çocuğunuzu oturtmayın.
Kaydırak sizi taşıyacak olsa bile çocuğunuzu kucağınıza alıp kaymayın; kolları bacakları vücudunuzla kaydırak arasına sıkışabilir.
Zincir halkalarının bağlantı noktalarına dikkat edin. Bağlantı noktalarındaki açıklıklar arasında boşluk olması, inmeye çalışırken çocuğunuzun kıyafetlerinin takılmasına ve asılı kalmasına neden olabilir.
Çocuğunuzun daha büyük çocuklar için hazırlanmış park araç gereçleri ile oynamasına izin vermeyin.

Çocuk Sağlığı ve Bakımı kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

ÇOCUK ŞANSINIZI KAYBETMEYİN

Çocuk özlemiyle yanıp tutuşan ama bir türlü çocuk sahibi olamayan çiftler, çeşitli kısırlık tedavileriyle çocuk sahibi olarak özlemlerini gidermeye çalışıyor. Aşılamadan tüp bebeğe bir çok yöntemi deneyerek umutsuzluğa kapılan çiftlerin sayısı ise oldukça fazla. Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Timur Gürgan bunun en büyük sebebinin yanlış tedavi olduğu konusunda çiftleri uyarıyor. Prof. Dr. Gürgan insanların yanlış yönlendirmeler ve yanlış tedavilerle gebelik şanslarının düştüğünü, maddi ve manevi olarak kayıplara uğradığını söylüyor.

bozel@hurriyet.com.tr

RAHİM İÇİ ZARI SORUNLARI İNCELENMELİ

Rahim iç zarında salınan bazı maddelerin eksikliği yumurtanın rahim içine girememesine, yumurtanın tutunamamasına veya sağlıksız bir biçimde gömülmesine yol açıyor. Bazı kadınlarda yaşanan fazla düşüklerin sebeplerinden bir de bu. Yumurta eksik salgılanan bazı hormonlar sebebiyle rahimde tutunamıyor. Bu durumda da kadın gebe kalamıyor.

/_np/6802/13596802.jpgProf. Dr. Timur Gürgan bunun çözümünün de aslında son derece basit olduğunu söylüyor. Bir çeşit aşılama olarak bilinen bu yöntemin uygulanışını Prof. Dr. Gürgan şöyle anlatıyor; “kadın hastanın kolundan kan alınıyor ve kanda monosit denilen hücreler ayrılıyor ve özel vasatlarda üretiliyor. Bu esnada yumurtanın başarılı bir şekilde gömülmesini sağlayacak maddelerin üretilmesine yardımcı olacak hormonlar ilave ediliyor. Bu hücrelerin salgıladııkları maddeleri de içeren sıvılar ayrıştırılarak embriyo transferinden bir gün önce rahim içine konuyor. Bu şekilde rahim iç zarındaki eksiklikler düzeltilmiş oluyor ve sonradan rahim içine yerleştirilen döllenmiş yumurtaları gebelik oluşturma olasılığı belirgin şekilde yükseliyor.

DÜŞÜKLER KAYDA DEĞER BİÇİMDE AZALIYOR

Bu uygulama sonrasında düşük oranlarında kayda değer bir azalma görüldüğünü belirten Prof. Dr. Gürgan; sonuçları açıklanan 106 hastada yürütülen çalışmada tedavi edilmemiş kadınlarda gebelik oranının %10 olduğunu, tedavi sonrası gebelik oranının ise %35-40 oranlarına kadar yükseltildiğini söylüyor.

EN ÖNEMLİ FAKTÖRLER ŞEHİR YAŞANTISI

/_np/1784/13451784.jpgÇocuk sahibi olamayan çiftlerin sayısı son yıllarda kuşkusuz çok büyük artış gösterdi. Bu artışın en büyük sebebinin ise şehir yaşantısı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Timur Gürgan yaş, genetik, sigara, alkol, kilo alma, uykusuzluk, stres gibi etkenlerin kısırlık tedavilerine başlamadan önce ortadan kaldırılması gerektiğini belirtiyor. Bu etkenler ortadan kaldırıldıktan sonra belli bir müddet daha çocuk sahibi olamayan çiftler kısırlık tedavilerine başlayabilir. Çiftlere özel tedavilere de dikkat çeken Gürgan her çift için farklı dozda, farklı tedaviler uygulamak gerektiğini, yanlış tedavilerin ise çiftlere hem maddi hem manevi zarar verdiğini söylüyor. Ayrıca yanlış tedaviler kimi zaman rahim içinde de yıpranmaya sebep olduğundan doğru tedaviye geçildiğinde bunun etkili olamadığını söylüyor.

3 SENE ÜZERİ SORUNLARDA BU TESTİ YAPTIRIN

Bugüne kadar hep kadınlarda kısırlığın daha fazla olduğunun düşünülüğünü söyleyen Prof. Dr. Gürgan yapılan araştırmaların 3 sene ve daha fazla çocuk sahibi olamayanlarda erkeklerin sebep olma olasılığı yüzde 70 olduğuna dikkat çekti. Gürgan bu durumu şöyle anlatıyor; “Erkeğe ait yeni faktörler ortaya çıktı. Örneğin erkeğin yaşı 40′ı geçtiğinde erkeklerin spermleri azalmasa bile dölleme oranının düştüğü görüldü. Sperm sayısı yeterli bile olsa sperm fonksiyon testi yaptırmak gerekiyor.”

TEDAVİDE BUNLARA DİKKAT

Prof. Dr. Kısırlık tedavisine başlamadan önce ve tedavi süresince belli noktalara dikkat çekiyor.
1. Lüzumsuz tedavilerden kaçınılmalı
2. Hasta psikolojisini bozmamaya çalışmalı
3. Hasta güven duymaya devam etmeli
4. Gereksiz tedavilere para ödememeli

Evlilik ve Aile Hayatı kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

BOŞANMANIN SONUÇLARI AĞIR OLABİLİR

Sonuçları ağır olabilir
ABD’de yapılan bir araştırmada, boşanmış anne ve babanın çocuklarının, matematik ve sosyal becerilerde sınıf arkadaşlarının gerisinde kaldığı belirlendi.

Wisconsin-Madison Üniversitesinden araştırmacı Hyun Sik Kim, boşanmış çiftin çocuklarının matematik ve sosyal becerilerde başarısız olmalarının yanı sıra daha fazla kaygı, gerginlik yaşadığını ve özgüvenlerinin düşük olduğunu kaydetti.

Araştırmaya göre boşanmanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkisinin, boşanma işleminden önce başlamadığını belirten Kim, “İnsanlar boşanmadan önce çiftlerin yoğun çatışma yaşadığını düşünme eğiliminde. Benim ilk öngörüm de boşanmış ebeveynin çocuklarının resmi boşanma işlemleri başlamadan önce olumsuz etkiler yaşadığıydı. Ama araştırmam bunun öyle olmadığını gösterdi” dedi.

Kim, boşanma sonrasındaki aşamada olumsuz etkilerin artmadığının belirlendiğini söyledi. Boşanmanın matematiğe etkisinin daha fazla olduğunu ifade eden Kim, “Okumak kümülatif (bilgi ve birikim gerektiren) değil, ancak matematikte ilerlemek için önceki konuları anlamak zorundasınız. Örneğin, 1 artı 1′in 2 ettiğini anlamazsam, çarpma işlemini anlayamam” dedi.

Boşanan çiftin çocuklarının bazı rahatsız edici tecrübeler yaşayabileceğini belirten Kim, “Boşanan ebeveynler, çocuklarına özen göstermiyor olabilir. Çocuklarıyla tartışma eğiliminde olabilirler. Bunun çocuk gelişimi üzerinde etkisi olabileceğini düşünüyorum” dedi.
“American Sociological Review” dergisinde yayımlanan bulguların, boşanma öncesi, sırası ve sonrası etkilerinin 3585 çocuk üzerinde incelenmesi sonucu elde edildiği belirtildi.

Evlilik ve Aile Hayatı kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

BİYOLOJİK SAATİN DOĞRU BESLENME İLE İLİŞKİSİ

Diyetle ilgili yazıların birçoğu akşam yemeğinin kaçta yenilmesi gerektiği konusunda kesin bilgiler içerir. Referans olarak genelde Amerikan tarzı beslenme saatlerine yer verilir. Yenilen yemeğin saatinden daha önemli konu ise içeriğidir.

Akşam saatlerinde metabolizma yavaşlamaya başlar.18.00-19.00 arası akşam yemeği için uygun bir saattir. Bu söylem, Amerikan tarzı beslenmenin örneklerinden biridir. Amerikalılar akşam yemeklerini genelde erken saatte yer. Büyük şehirde yaşayanların yemek düzeninde ise günümüz insanı, akşam yemeğinin günün en önemli öğünü olduğu düşüncesiyle hareket eder.

Genellikle diğer öğünler hızla geçiştirilirken, akşam yemeği aile fertlerinin masada toplanıp vakit geçirdikleri, hatta en fazla kalori aldıkları öğün olur. Kentsel yaşamda, sofistike ve şık yemek davetlerinde ise yemeğe başlama saatleri daha da geçe kalıyor, neredeyse saat 21.00’ı buluyor. Yemek öncesi hafif bir aperitif ile konukların katılımı bekleniyor. Akşam yemeğinde yenilen yemeğin saatinden daha önemlisi ise içeriğidir. Tabi ki yiyeceklerin kalorilerinin saatle bir ilgisi yoktur.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın